Recep Demiray Londra Fashion Week'te
Recep Demiray Londra Fashion Week'te
Serenay Sarıkaya ifade verdi
Serenay Sarıkaya ifade verdi
Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın garajı
Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın garajı
Filiz Akın ambulans uçakla İstanbul'a sevk edildi
Filiz Akın ambulans uçakla İstanbul'a sevk edildi
123456789
Recep Demiray Londra Fashion Week'te
Recep Demiray Londra Fashion Week'te
Serenay Sarıkaya ifade verdi
Serenay Sarıkaya ifade verdi
Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın garajı
Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın garajı
Filiz Akın ambulans uçakla İstanbul'a sevk edildi
Filiz Akın ambulans uçakla İstanbul'a sevk edildi
123456789

Akşener: "Türkiye, asgari ücrete mahkum olmuş"

İYİ Parti lideri Meral Akşener, Türkiye gezileri sırasındaki gözlemlerini anlatırken, halkın asgari ücrete mahkum olduğuna dikkat çekti.

AZE Haber Ajansı

ANKARA- İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Türkiye gezileri sırasındaki gözlemlerini anlatırken, "Türkiye asgari ücrete mahkum olmuş. Ev kadınlarının hali perişan. Hayvan yetiştiricilerinin inanılmaz hikâyeleri var. Mesela Kayseri’de gözleri yaşlı bir arkadaş seslendi. 'Abla ben mallarıma oruç tutmayı öğrettim' dedi" ifadelerini kullandı.

İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığınca düzenlenen "Anlat İstanbul" basın lansmanında konuşan Akşener, kendisinin yeni bir genel başkan olduğunu ancak politika geçmişinin uzun olduğunu vurguladı. Akşener, "Çok genç bir kadın için, o devirlerde çok genç sayılacak bir yaşta başlamışım. Pek çok badireden geçmişim. İnanılmaz bir fırtınalı, siyasi hayatı olan bir şahsım, ama kişisel olarak en büyük özelliğim hataları görmek, hem kendi hem içinde bulunduğum sistemin hatalarını görmek ve o hataları düzeltip bir daha tekrar etmemektir" dedi.

Çalışma arkadaşlarına esnafa gideceğini söylediğini, bunun nedeninin de esnafın ülke ekonomisinin bel kemiği olmasından kaynaklandığını belirten Akşener, şöyle devam etti:

"Başladığımız zaman 20 Ocak 2020. O tarihte pandemi yok. Ekonomi bu halde değil ve o dükkanları gezmeye başladık. O dükkanlarda öğrendiklerim, hiçbir şey bilmediğimi ortaya koydu. Değişimi, dönüşümü, taleplerdeki farklılığı, odaklanma alanlarını, yani bir üniversite bitirdim falan yetmez. O dükkanda kimlere rastlıyorsunuz? Üniversiteden mezun olmuş çocuklar, 92 puan, 86 puan, 88 puan alıp mülakatta elenmiş ama buna karşılık 58, 62 gibi puanlarla yanındaki arkadaşının tayin edildiği umutsuz, mutsuz, bu ülkeye olan bağı zayıflamış gençlerle karşılaşıyorsunuz. O dükkanların içinde bağıra bağıra ağlayan annelerle karşılaşıyorsunuz. KPSS diye derin bir problemin var olduğunu ve inanılmaz bir kayırmacılığın oradan başladığını görüyorsunuz. Şimdi üniversitede okutabilmek için kendinden kısmış aileyi görüyorsunuz. Aslında sanayide işçinin maaşının asgari ücret olduğunu duyuyorsunuz. O zaman görüyorsunuz ki; Türkiye, asgari ücrete mahkum olduğu bir ekonomiye sahip."

Çözüm önerileri ile rekabet eden siyaset

Gezileri sırasındaki gözlemlerini aktaran Akşener, "Türkiye asgari ücrete mahkum olmuş. Ev kadınlarının hali perişan. Hayvan yetiştiricilerinin inanılmaz hikâyeleri var. Mesela Kayseri’de gözleri yaşlı bir arkadaş seslendi. 'Abla ben mallarıma oruç tutmayı öğrettim' dedi. Yem o kadar pahalı ki aralıklı veriyor. Ben bunu birkaç yerde söyledim. Sonuç olarak 'Seçmen velinimettir'i eğer siyasilerin alnına çakabilirsek o zaman demokrasi gerçekten işler. Çözüm önerileri üzerinden, rekabet eden bir siyaset hiç kimseyi birbiriyle dövüştürmez" değerlendirmesinde bulundu.

Akşener, "İYİ Parti olarak vallahi merkezde miyiz, orada mıyızdır, burada mıyızdır? Çünkü bütün tarifler değiştiği için ona bir şey diyemeyeceğim ama net bir tarifimiz var. O da biz makulün temsilcisiyiz ve makulün peşinden yürümeye devam edeceğiz" görüşünü dile getirdi.

Gezdiği bölgelerde uyuşturucu sorunu olduğuna da değinen Akşener, "Bir ülkede eğer uyuşturucu ucuzsa bilin ki her şey tatildir. Bir ülkede uyuşturucu pahalıysa bilin ki görev yerine getirilmektedir. Öyle anlaşılır. Siz 100 liraya uyuşturucu satılıyorsa bu ülkede o zaman bu uyuşturucu ucuz demektir. Bu ülkenin içine giriyor demektir. Bazıları da görevini yerine getirmiyor demektir. Demek ki bir yerlerde bir bozukluk var. Bunun düzeltilmesi gerekiyor" sözlerini dile getirdi.

"Hiç değilse ayda bir kilogram et almalarını sağlamak lazım"

"Ben uzunca bir zamandır bu işi yaptığım, bu evlere girdiğim için, gıdaya ulaşmanın her ay ne kadar aşağı doğru indiğini görüyorsunuz" diyen Akşener, şunları kaydetti:

"Hiç değilse ayda bir kilogram et almalarını sağlamak lazım. Bu çerçeve içerisinde baktığınızda sosyal devlet hakikaten ölmüş. Hani yardımlar diye bir kavram vardı. O yardım yapılsa dahi geleceğe planlı yardımlar değil, çok daha enteresan bir durum, mutlaka tanıdığınız olması gerekiyor. Bir sosyal devlet olma halinin mecburiyeti şudur; Açını doyuracaksın, çıplağını giydireceksin. İstihdam sağlayacaksın. Buralardaki insanların verdiği vergiyi son derece faydalı kullanacaksın. Sen devlet olarak bu işi becerememişsen yapmak senin görevindir. Kurumsal kültür, kurumsal mantık, kurumsal sistem yerle bir olmuş."

Akşener, bütün bu bilgilerin ışığında İYİ Parti'nin ne yapması gerektiği konusunda da şunları paylaştı:

"İnanılmaz bir derin yoksulluk var. O ev kadınlarının mücadelesini anlatmak mümkün değil. Şimdi bunu devam ettireceğiz. Seçime kadar, seçimden sonra da devam edecek. Ben ve arkadaşlarım siyasetin seçmen üzerinde vatandaş için o odaklı yapılması gerektiğine inanan ve iktidarın hizmet etmekle yükümlü olduğu, muhalefetin ise vatandaşın, seçmenin, halkın, milletin adını ne koyarsanız avukatı olduğu ve o öğrendiğini imkanı varsa çözümle beraber buraya ilettiği bir siyasi algoritmaya inanıyoruz. Şimdi eğer 'vatan haini', 'terörist' efendim akla gelebilecek her şeyle suçlandığınız bir sistem üzerinden yürüdüğünüzde onlara cevap vermeye uğraşırken ve sizi gagalamak üzere organize olmuş kişilerin, grupların onayını almak üzere nefes tüketirseniz de kedilere atılan yün yumaklarına takılmış bir siyasi atmosfer oluşur ki işte 20 Ocak 2020'den beri bunu reddettik."